Op. Dr. Hüseyin Erdem AK
Beyin ve Sinir Cerrahı
Menü
Linkler
Site İçi Arama
Aranacak Kelime
İstatistikler
Bugün : 661
Toplam : 1261104
Ip No : 54.90.195.67
Online : 12
E-Posta Listesi
E-posta listemize kayıt olmak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
Hipofiz Bezi Tümörleri
Hipofiz Bezi Tümörleri

Hipofiz tümörü nedir?

Hipofiz tümörü ya da hipofiz adenomu, genellikle hipofiz bezinin ön tarafında ortaya çıkan iyi huylu bir tümör oluşumudur. Hipofiz tümörleri primer beyin tümörlerinin yaklaşık olarak %15’ini oluşturur.

Hipofiz nerededir? Ne işe yarar?

Hipofiz bezi beynin tabanında, hemen burun kökünün arkasında, sella tursika adı verilen bir kemik yapının içinde bulunan, fasulye büyüklüğünde bir salgı bezidir. Bu bezden prolaktin, büyüme hormonu ve adrenokortikotropik hormonlar salgılanır. Bu hormonlar vücutta cinsel gelişme, kemik gelişmesi, kas yapımı, stressle baş etme ve hastalıklardan korunma gibi birçok önemli fonksiyona yardım ederler. Hipofiz tümörleri bu normal hormonal işleyişi bozar. Bazı hipofiz tümörleri ise hormon salgılamazlar.

Hipofiz tümörleri ne sıklıkla ve kimlerde görülür?

Her yaş grubunda görülmelerine rağmen 30-60 yaş grubunda daha sık rastlanır. Erişkinlerde menenjiomalar ve gliomaların ardından en sık görülen üçüncü primer beyin tümörleridir. Kesin olarak sıklığı bilinmemekle birlikte toplumda yaklaşık %25 oranında herhangi bir bulgu vermeyen hipofiz tümörü olduğu sanılmaktadır. Genellikle hormon etkili olan tümörler daha gençlerde, herhangi bir hormon etkisi olmayan tümörler ise daha ileri yaşlarda ortaya çıkar.

Hipofiz tümörlerinin belirtileri nelerdir?

Birçok değişik türde hipofiz tümörü vardır. Tipine ve özelliklerine göre de belirtileri değişir. Büyüklüğü 10 mm’den küçük olan hipofiz tümörlerine mikroadenoma, 10 mm ve daha büyük olanlarına da makroadenoma denir.

  • Prolaktin salgılayan hipofiz tümörleri. En sık görülen hipofiz tümörü olan prolaktinoma en sıklıkla üreme çağındaki kadınlarda görülür ve bütün hipofiz tümörlerinin yaklaşık %30-40’ını oluşturur. Bu tümör cinsel fonksiyonu kontrol eden bir hormon olan prolaktin salgılar. Bu aşırı prolaktin salgısı sonucunda kadınlarda aylık regl kanamalarının durması, ve/veya memelerde süt üretiminin başlaması görülebilir. Erkeklerde de 40-50 yaş civarında görülebilen bu tümörler bu grupta baş ağrısı, görme kaybı, iktidarsızlık veya cinsel isteksizlik gibi belirtilere neden olabilir. Bu tümörlerin çoğu mikroadenomadır.
  • Büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri. Daha çok erkeklerde görülen büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri bütün hipofiz tümörlerinin yaklaşık olarak %20’sini oluştururlar. Genellikle makroadenoma olan bu tümörler çocuklar ya da adolesanlarda devleşmeye neden olurken, büyümesini tamamlamış olan erişkinlerde akromegali nedeni olabilirler. Akromegali ellerin, ayakların ve çenenin büyümesidir. Ayrıca aşırı büyüme hormonu salgılanması yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve şeker hastalığını da ağırlaştırabilir.
  • Adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılayan hipofiz tümörleri. Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık olarak %14’ünü oluşturan ACTH salgılayan hipofiz tümörleri kadınlarda daha sık görülür. ACTH hormonu böbrek üstü salgı bezlerini uyararak vücudun doğal steroidlerinin yani glukokortikoidlerin salınmasını sağlar. Glukokortikoidlerin aşırı salgılanması Cushing hastalığına neden olur. Bu hastalığın belirtileri kilo artışı, şeker hastalığı, adet düzeninde bozulma, vücutta aşırı kıllanma, cildin kolaylıkla morarması ve yüksek tansiyondur.
  • Herhangi bir hormon salgılamayan hipofiz tümörleri. Bütün hipofiz adenomlarının yaklaşık olarak %25’ini oluşturan bu tümörler genellikle belirti vermeden büyük boyutlara kadar ulaşırlar. Bu büyüme, görme kaybı ve baş ağrısına neden olabilir. Tümörün yaptığı bası, hipofizden normalde salgılanan hormonların salgılanmasını da engelleyebilir. Bu da ilgisizlik, halsizlik, yorgunluk ve ciltte solukluk gibi belirtilere neden olabilir. Boş hücreli adenomalar, onkositomalar, sessiz kortikotrof adenomalar ve gonadotrop adenomalar bu gruptaki tümörlerdir.
  • Diğer hormon salgılayan hipofiz tümörleri. Bu tümörler bütün hipofiz tümörlerinin %1’inden azını oluştururlar. Bu tümörlerden tiroid hormonunun, kadınlık (yumurtalık hormonları) veya erkeklik (testis hormonları) hormonlarının aşırı salgılanmasını sağlayan hormonlar salgılanır.
  • Hipofiz kanserleri. Hipofiz dokusunun gerçek kötü huylu tümörlerine genellikle rastlanmaz. Hipofiz karsinomu, hipofizde başlayan ve daha sonra beyin içinde ya da merkezi sinir sistemi dışında başka bir yere metastaz yapan tümörlere verilen addır. Çok nadir görülen bu tümörler genellikle tedaviye dirençli makroadenomalardır. Tekrarlama eğilimi gösterirler ve omurilik veya diğer organlara yayılırlar.

Hipofiz tümörlerinin tanısı nasıl konur?

Hipofiz tümöründen şüphelendiği zaman bir hekim fizik muayene ve nörolojik muayenenin ardından bir takım kan testleri isteyerek kandaki hormon düzeylerini inceler. Kafatası filmleri ve ilaçlı MRI ile hipofiz ve sella tursika incelemesi yapılır. Ayrıca diğer uzman hekimlerden de (hormonal hastalıklarla ilgilenen bir endokrinolog ve göz hastalıkları uzmanı) konsültasyon istenebilir.

Hipofiz tümörlerinde tedavi seçenekleri nelerdir?

Hipofiz tümörünün tedavisi tümörün hormonal aktivitesi olup olmadığına, büyüklüğüne ve yerine olduğu kadar hastanın genel sağlık durumuna da bağlıdır. Tedavinin amacı tümörü çıkartmak, tümör büyüklüğünü azaltmak ve/veya hormon düzeylerini normalleştirmek olabilir.

  • Cerrahi. Cerrahi tedaviden amaç, tümörün mümkün olduğunca çıkartılmasıdır. En sık kullanılan cerrahi yaklaşım sfenoid kemiğin içinden doğru tümöre ulaşılmasıdır. Bu girişim sırasında son derece küçük aletler kullanarak cerrah, üst dudak altından ve/veya burun kanalının içinden hipofize ulaşır ve tümörü çıkartır. Bazen de kafatasının açılması gerekebilir. Tümörün büyüklüğü ve hormonal aktivitesinin olup olmamasına göre ek tedaviler de gerekebilir.
  • Radyasyon tedavisi. Radyasyon tedavisi hipofiz tümörlerinde genellikle ikincil tedavi olarak kullanılır. Radyasyon cerrahi ve/veya ilaç tedavisine ek olarak veya yeniden büyümüş tümörlerin tedavisinde kullanılır. Radyasyon tedavisinin amacı tümörü küçültmek ya da kontrol altına almaktır. Ancak bu tedavinin hormon düzeyleri üzerinde etkili olması ya da MRI’da herhangi bir değişikliğe neden olması için birkaç ay geçmesi gerekebilir. Uygulanabilecek birçok değişik radyasyon tedavisi tipi vardır. Bunlardan klasik olanı 5-6 hafta boyunca haftada 5 gün süreyle radyasyon verilmesidir. Bunun dışında tümör sınırları iyice belirlendikten sonra gamma knife ve modifiye doğrusal hızlandırıcı ile de tedavi uygulanabilir.

     

  • İlaç tedavisi. İlaç tedavisinin amacı tümörlerin aşırı hormon salgılamalarının önlenmesidir. Prolaktin salgısı bromokriptin ile önlenir. Bu ilaç tümörün büyüklüğünü azaltırken normal prolaktin seviyelerinin korunmasını sağlar. Büyüme hormonu salgılayan tümörlerin cerrahi olarak çıkartılmasından sonra somatostatin analogları kullanılır. ACTH salgılayan tümörlerde ise mitotan ve ketokonazol kullanılır.

Hipofiz tümörlerinde tedavi sonrası izlem nasıl yapılır?

Tedaviye sonrası izlem için MRI ve hormon testleri kullanılır. Bunlar tedavinin başarısının ve tümörün tekrarlayıp tekrarlamadığının izlenmesi için önemlidir. Hormon salgılayan hipofiz tümörlerinin izleminde, hormon hastalıkları uzmanı olan endokrinologlar görev alırlar. Ortaya çıkan hormon dengesizlikleri tümöre bağlı olabileceği gibi tedavi amacıyla verilen hormonlardan dolayı da ortaya çıkabilir. Hipofiz tümörleri genellikle iyi huylu olmasına rağmen tekrarlama riskleri vardır. Bu nedenle MRI ile izlem önemlidir.



Dil Seçimi
İletişim Bilgileri
Telefon : (216) 566 90 80 irtibat
GSM : (532) 353 93 19
E-Posta : herdemak@hotmail.com
Adres : Fatih Sultan Mehmet Mh Balkan Caddesi Yeşilvadi Sokak B2 blok Kat 7 Daire 22 Tepeüstü/Ümraniye /İstanbul Çamlıca Medicana
Takvim
<< Eylül - 2014 >>
Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30
Hava Durumu
Saat

Powered by Doktor Web Sayfası Copyright 2011 ©
En İyi 1024*768 Çözünürlükte 32 Bit Renk Derinliğinde İE 6+ İle Görüntülenir